Ve ‘Destan’ı Yazmaya Devam!...
Geçen yıl tam da bugünlerde, benim İlgilik’te* Nâzım’dan şu
dizeleri koymuştum bir yazımın başına:
“Dörtnala gelip Uzak Asya’dan
Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan
bu memleket bizim.”
Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan
bu memleket bizim.”
Bunlar, büyük ustanın “26 Ağustos Gecesinde Saatlar İki
Otuzdan Beş Otuza Kadar ve İzmir Rıhtımından Akdeniz’e Bakan Nefer” başlıklı
görkemli şiirinden… Kuvayımilliye Destanı, Sekizinci Bap’taki Kurtuluş’un
destanından.
‘Destan’ı Yazmaya Devam!... – Büyük Zafer’in Yıldönümünü Hak Etmek başlıklı yazımın ilk bölümü şuydu:
“Zihnimde önce bir izlenim biçimindeydi; önyargılardan
olabildiğince uzak dursam da bir önyargıdan mı kaynaklanıyordu bu? Neden
olmasındı? Bu duruma yol açan pek çok şeye tanık olmamış mıydım? Sonra sonra
kanıya, sonunda da yargıya dönüştü zihnimdeki o izlenim: evet, birilerinin
Cumhuriyet’le alıp veremedikleri vardı. Ama nedendi bu hâl?
Niyesini artık anlamış olduğum bu hâlin toplumun neredeyse
hemen her alanına yansıyan karanlığı günden güne ağırlaşmakta.
Bir bayram arifesindeyiz ve o karanlıktan bayramlarımızın
payına düşenler geçiyor zihnimden bir bir…”
“30 Ağustos Zafer Bayramı benim bayramım” diyebilmenin zorlaştığı
günlerdeyiz; benim duygum böyle…
Neden?
Açıp okudum geçen yılki o yazımı ve bir yılda daha neler
neler görüp yaşadıklarımı düşündüm. Evet, evet, bin kere evet, birilerinin
Cumhuriyet’le alıp veremedikleri var.
______________________
* http://www.ilgilik.com/2013/08/28/destani-yazmaya-devam.html/